Çarşamba , Şubat 1 2023

“Efsanevi vezir” Nizamül Mülk (1018-1092)

NEYDİ?

Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun tanınmış devlet adamı Nizam-ül Mülk… Ebu Ali Kıvamuddin aslen Farsi kökenli olup, fakir bir ailede 1018 senesinde dünyaya geldi.

Çocukluğundan itibaren babasının desteğiyle, iyi bir eğitim gördü. Gençliğinde İslami ilimlerden fıkıhla yakından ilgilendi. İslam Hukuku konusunda geniş bir bilgi birikimi edindi. Bunun yanı sıra edebiyatla da ilgilendi.

Gazne’de Horasan valisi yanında çalıştı ve devlet yönetimi konusunda tecrübe edindi. Büyük Selçuklu Devleti ile Gazneli Devleti arasında gerçekleşen büyük meydan muharebesi, Dandanakan’dan (1040) bir süre sonra Selçukluların hizmetine girdi.

Kendisine Afganistan’ın Belh şehrinde görev verildi. Buradaki adaletli ve başarılı çalışmaları halk tarafından takdir edildi. Sevilen bir idareci hüviyetini edindi. Buradaki görevindeki başarılarını ve halkın kendisine olan güvenini öğrenen Büyük Türk Hükümdarı Sultan Alparslan, Horasan meliki olduğu sırada onu yanına danışman olarak aldı. Sultan olunca da, güven ve sevgi duyduğu Nizam-ül Mülk’ü, sene 1064’ü gösterirken, Selçuklu Devleti vezirliğine atadı. Tam olarak 29 yıl bu görevde bulundu. Sultan Tuğrul Bey’in ölümü üzerine, kardeşi Selçuk Bey’in torunu olan Kutalmış Han tahtta hak iddia etti. Kutalmış ile yapılan savaşta, Sultan Alparslan’ı destekledi. Hakimiyetini kuran Sultan Alparslan bütün seferlerinde Nizam-ül Mülkü yanında götürmüştür.

Büyük Sultan Alparslan’ın öldürülmesi üzerine, 1072 senesinde, Alparslan oğlu Melik Şah’ın sultan olmasını sağladı. Karşı çıkanları yok etti. Bu dönemde de imparatorluğun genişlemesi için büyük çaba sarf etti. Bunun yanı sıra devrin, devletlere zararlı, Batıni tarikatı ile büyük bir mücadeleye girişti. Birçok Haşhaşi saldırılarını engelledi. Hasan Sabbah’ı ve bulunduğu Alamut Kalesini yok etmek için çalıştı, ancak sarp kayalar arasına kurulmuş bu ıssız kaleye erişmek bile imkansızdı, ki bu sebeple batıni tarikatını yok edemedi.
Çok fazla ün kazanmış olması ve haşhaşilerin devlet içerisinde fitneler türetmesi üzerine Sultan Melikşah’la arası açıldı. Vezire yakın kişiler ortadan kaldırıldı. Sultan Melikşah ile Bağdat’a giderken yolda bir batini saldırısı ile öldürüldü. Kimi rivayetlere göre ise huzuruna kabul ettiği halktan bir vatandaş görünümündeki, hadım bir haşhaşi tarafından zehirli bıçak saplanarak 1092 senesinde öldürüldü. Haşhaşinin de, dilinin altındaki afyonu yutarak midesini patlatmak suretiyle intihar ettiği rivayet edilir.

Alamut

NE OLDU?

Nizam-ül Mülk, Türk ve Dünya tarihinde, askerlik, maliye ve yönetim alanlarında üstün bir devlet örgütü kurdu. Bunu oluşturmak için daha önceki Türk ve İslâm devletleri örgütlerinden yararlandı. Selçuklu imparatorluğunun, sağlam temellere dayanması adına çaba gösterdi. Onun kurduğu bu devlet örgütü, daha sonraki Türk-İslâm devletlerinde de bazı değişikliklerle uygulandı. Nizam-ül Mülk, imparatorluk ülkelerinde bulunan mezhep ayrılıklarını kaldırmaya çalıştı. Birçok yerde kendi adı verilen Nizamiye Medreseleri kurdurdu. Buralara en değerli bilginleri atadı; giderlerini karşılamak için vakıflar ayırdı. Bunlar içinde en önemlisi Bağdat’ta kurdurduğu Nizamiye Medresesi idi. Cehaletin dini tahrip ettiğini ve saplantılı tarikatların (özellikle aynı sınıfta eğitim gördükleri Hasan Sabbah’ın liderlik ettiği batıl Batıni tarikatı) devleti yıkıma sürüklediğini gördüğü halde, bu yozlaşmışlığın önüne geçemedi.

İlerdeki hükümdarlara yol göstermesi adına tecrübelerini kağıda dökmüş ve “Siyasetname” adındaki eseri ortaya çıkarmıştır.

Check Also

İlk İmparatorluklar Serisi – “Katliam İmparatorluğu-Samilerden Asurlar”

NEYDİ? Asurluların esas mevkisi Orta Asya’dan göç eden kavimlerle Arabistan’dan gelen Samilerin karışmasından oluşan bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.