Cuma , Şubat 3 2023

Tarihi Bizantion’u tekrar kuran Roma İmparatoru “Konstantinus” (288-337)

NEYDİ?

Konstantin Büyük Konstantin olarak da bilinmektedir. Sırbistan’ın Niş kentinde, İsa’dan sonra 288 senesinde doğduğu buluntulardan anlaşılmaktadır. Babası Roma İmparatoru olunca onun yerine geçecek veliaht olarak , tam olarak donanımlı olarak yetişmesi adına devrin alimleri tarafından eğitim gördü.

Savaş tecrübesi edinmesi adına babası tarafından bizzat savaşlara götürüldü. İmparator babası ölünce veliaht olarak kendisi İsa’dan sonra 306 senesinde Roma İmparatoru oldu.

Koyu Hıristiyan olan annesi ve danışmanlarının etkisinde kaldı. Gençliğinde gördüğü eğitimin de tesiri ile Hıristiyanlığa ilgi duydu. İsa’yı ve İncil’i araştırdı. Milano’da 313 senesinde bir ferman yayınlatarak; Hıristiyanlığın topraklarında serbestçe yayılabileceğini ve resmi dinlerinin Hıristiyanlık olacağını ilan etti.

Bir ayin düzenleterek kendisi de vaftiz oldu ve Hıristiyanlığı kabul etti. Zamanında puta tapıcılık da yaygındı. Hıristiyanlığın yayılması amacıyla halk içerisinde misyonerler örgütlemeye başladı.

Roma’dan uzak bir yapılanma yolunu seçti. Eski Bizantion (İstanbul) kentini tekrar kurdu. Meydanlar, kiliseler, büyük binalar inşa ettirdi. Dikili Taşlar ve heykellerle kenti süsledi. Adını Konstantinapolis koydu ve İsa’dan sonra 330 senesinde bu kente yerleşti. 337 yılına kadar burada yaşadıktan sonra adını verdiği kentte öldü.

NE OLDU?

Konstantin’in Hıristiyanlığı yaymak ve bu dinin kalesi yapmak amacıyla kurduğu bu kutsal kent, zaman içerisinde Türk-İslam dünyasının kutsal kalelerinden birisi olmuştur.

Tarihin dönüm noktalarını oluşturan eşsiz şehir; Roma imparatorluğu’na, Bizans İmparatorluğu’na, Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış bu kutsal şehir, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarında Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan önemli, en büyük dünya kentlerinden birisidir ve dünyanın en stratejik kentlerindendir.. Bir çok şaire ilham kaynağı olmuş bu güzel şehir için ünlü şairimiz Bedri Rahmi Eyüpoğlu şu mısraları dökmüştür;

”İstanbul deyince aklıma martı gelir,
Yarısı gümüş, yarısı köpük,
Yarısı balık yarısı kuş,
İstanbul deyince aklıma bir masal gelir,
Bir varmış, bir yokmuş,
İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir,
Anadolu’da toprak damlı bir evde,
Gülcemal üstüne türküler söylenir,
Süt akar cümle musluklarından,
Direklerinde güller tomurcuklanır,
Anadolu’da toprak damlı bir evde çocukluğum,
Gülcemalle gider İstanbul’a,
Gülcemalle gelir,
İstanbul deyince aklıma,
Bir sepet kınalı yapıncak gelir.”

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

Check Also

İlk İmparatorluklar Serisi – “Katliam İmparatorluğu-Samilerden Asurlar”

NEYDİ? Asurluların esas mevkisi Orta Asya’dan göç eden kavimlerle Arabistan’dan gelen Samilerin karışmasından oluşan bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.